İMRANLI ŞEHİR PORTALI
''Kızılırmağın Doğduğu Kent''

Murat Açıl ile İlgili Bir Makale

1.148

Murat Açıl ile ilgili yazılan güzel bir makale İmranlı TV olarak sizlerle paylaşmak istedik…

Nurbanu Kablan

Hikâyeye şöyle başlamak doğru olur: Bir gün kasabaya biri geldi ve her şey değişti.

2019 yılında belediye seçimleri olacağı zaman farklı bir isim karşımıza çıkmıştı. Murat Açıl!

Uzak şehirlerde yaşayan İmranlılar olarak uzaktan elbette takip ediyor ve merak ediyorduk.

“Kim bu Murat Açıl” diye birbirimize sorduk. İstanbul’da yaşıyor, belli çevrelerde işadamı ve dernek federasyonları tarafından tanınıyordu ama çoğunluk tanımıyordu. Doğrusu kuşkuyla bakmıştık. İmranlı kenarda kalmış, büyük göç vermiş, merkezi üç bin beş yüz nüfuslu, unutulmuş soğuk bir ilçeydi…

Seçimi sekiz oy farkla aldı. (Oylara itiraz sonucu iki kez sayıldı.)

Başkan seçildikten sonra sloganını belirlemişti. Bir cümle ile yola çıkacak ve yeni bir şehir doğuracaktı. İmranlı’yı önce Türkiye’ye sonra dünyaya tanıtacaktı.

“Kızılırmak’ın doğduğu kent”

Seçildiği ilk ayda eline fırçayı aldı; ilçe bürokrasisi ve ilçe halkıyla birlikte çarşının yapılarını beyaza boyadı.

Beyaz barışın rengiydi, farklı kimliklerin yaşadığı kasabayı beyaza bürümüştü; mesaj açıktı; “Ayrımcılık yapmayacağım.”

Sonra o beyaz duvarların ortasını, yani çarşıyı rengârenk çiçeklerle doldurdu. Beyazlarla çevrelenmiş bir karenin ortasında “hepimiz bu renklerle güzeliz” diye çiçekler seda veriyordu.

Hasret Gültekin Parkı’nı yaptı; açılışa bakanlık yapmış Sivas milletvekili İsmet Yılmaz’ı da davet etti, o da davete icabet etti. Bu davranışı parti ve kimlik ayrımı yapmayacağının kanıtı oldu.

Kızılırmak’ın çevre düzenlemesinden tutun da eski garajın çirkin görünümünü restore edip güzelleştirmeye kadar birçok şey yaptı.

Projeler geliştirdi, bu projelerde Sivas Valisi’nin desteğini aldı; çünkü yalnızca İmranlı ve halkı için heyecanla, şevkle, coşku ile çalışmak istediği o kadar belliydi ki kimse bu heyecana, enerjiye kayıtsız kalamazdı.

Kadınlara özel önem veriyordu; kadın kooperatifi kurdu; kadınlar evlerinden çıkıp üretmeye, ürettiklerini satmaya başlamıştı.

Kadınlar için başka projeleri de vardı. Türkiye’ye örnek olacak bir projeydi bu!

Sanat ve kültüre ayrı önem veriyordu, birkaç kez bu konu üzerinde neler yapılabilir diye konuştuk. “Konunun taraftarları olarak hepinizi toplayacağım, beyin fırtınası yapacağız, şu pandemi bir geçsin aklımda bununla ilgili projeler de var” demişti…

Yapmıştı, demişti, düşünmüştü…

Nasıl da her şey geçmişte kaldı birdenbire…

Biz de şehri güvenli ellere bırakmanın rehavetiyle; sanki hep böyle sürecekmiş, ilçemiz Murat başkanın elinde nasılsa şaha kalkacak rahatlığı içindeydik.

Açıkçası bütün bunların kıymetini de anlamamışız, hani bir insan çıkar hayatınıza dokunur; önce bu durumu heyecanla karşılarsın sonra olması gereken buymuş gibi sıradanlaştırırsın ya öyle. Artık bu yapılan işler sıradan görünmeye başlamıştı. Taa ki arabalar çarpışıncaya kadar.

Sonrası feryat figan; İmranlılar da o arabaya çarptı.

Binlerce kişinin içinde yöremizin ağıtçı kadınlarının ağzından ağıtlar arşa yükseldi; İmranlı’nın “Arık ağıdıyla” yürekler tekrar dağlandı. Başkanın ölümü büyük bir deprem etkisi yarattı. İmranlı’da ve İstanbul’da binlerce hatta on binlerce kişinin cenaze merasimine katılımıyla belediye başkanımız toprağa uğurlandı. Memleketimiz Murat Açıl’dan muradını alamadan gitti.

Arkada hem dört çocuğunu hem de İmranlı’yı yetim bıraktı. Kasaba kan ağlıyor…

Günlerdir sosyal platformlarda onun şiir okuması, konuşması, türkü söylemesi, halaya durması dönüp duruyor. Acılar yeniden yeniden tazeleniyor. Meğer ne çok hayatımıza nüfuz etmiş böyle…

Giden gitti, ne yapsan çaresiz artık!

O elbette unutulmayacak ama önümüze de bakmak gerekiyor.

İtiraf etmeliyim ki (tüm hemşerilerimizde bu duygunun olduğuna eminim) onun gençliğine ve ölümüne üzüldüğümüz kadar memleketimizin durumuna da bir o kadar üzüldük. İnsanoğlu bencildir biraz “şimdi ne olacak memleketin hali” düşüncesi herkesin kafasında mevcut.

Ölen belediye başkanın ardında prosedür nasıl işler tam bilmiyorum ama başkanın bağlı olduğu Cumhuriyet Halk Partisi onun boşluğunu dolduracak, yarım kalan projelerini devam ettirecek birini yerine getirmeli kesinlikle; ancak bu şekilde teselli bulabiliriz.

İlçenin yazan bir bireyi olarak duyduğumuz acıyı ve endişelerimizi dile getirmeyi boynumun borcu olarak gördüm.

Güle güle Murat başkan, sen bizi güldürdün güllerle dolsun mekanın…

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku